Tarzınız kişiliğinizi doğru yansıtıyor mu?
Artık profesyonel yaşamda başarılı olabilmenin yolu iyi bir imaja sahip olmaktan geçiyor. Seçtiğimiz kıyafetin bizi nasıl yansıttığından tutun da renk tercihlerimize kadar bir dizi ayrıntıda imaj danışmanları görevde. Onlar kimi zaman beden dilimizi doğru kullanmamız için kimi zaman da gardırobumuzu yenilerken hep yanımızda
Türkiye’nin eğitimli ilk imaj ve iletişim koçu olan Rana Özşeker 2004’te yılında Amerika’ya giderek Conselle Institute of Image Management’tan imaj yönetimiyle, 2006’da İngiltere’de First Impressions’dan renk analiziyle ilgili eğitimler aldı. Uluslararası İmaj Danışmanları Derneği, Uluslararası Koçluk Federasyonu ve Profesyonel Danışmanlar Derneği üyesi olan Rana Özşeker, profesyonel yaşamdaki deneyimlerini aldığı eğitimle birleştirerek bireylere ve kurumlara imaj ve iletişim yönetimiyle ilgili danışmanlık hizmeti veriyor. Rana Özşeker imajın bir bütün olarak kabul edilmesi gerektiğini savunarak profesyonel imaj yönetim danışmanlığını klasik anlamda kıyafet, beden dili ve iş etiketiyle sınırlı tutmayarak profesyonelliğin göstergesi olan yönetsel yetkinliklerle tamamlıyor.
BİLİNÇALTI İLK 30 SANİYEDE TETİKLİYOR
Kişisel imajın kısaca başkalarının zihnindeki biz olduğumuzu söyleyen Rana Özşeker şöyle devam etti: “Bir ortamda birisiyle tanıştığımız zaman bilinçaltımızdaki kalıplaşmış örneklere dayanarak karşımızdaki kişi hakkında bazı yargılara varırız. O kişinin kıyafeti, tavırları, konuşma tarzı, duruşu ve gördüğümüz herhangi bir şey bilinçaltına attığımız bilgilerden birini tetikleyerek otomatik tepki mekanizmamızı çalıştırır. 30 saniye gibi kısa bir zaman aralığı içinde o kişiyle ilgili izlenimlerimizi oluşturur ve yargıya varırız. İşte kişisel imaj bu ilk izlenimlerle başlayan, olumlu ve tutarlı bir şekilde devam edip daha da perçinlenen zihinsel resim ve bize karşı nasıl bir davranış sergileyeceklerini belirleyen görünüşümüzle davranışlarımızın toplamı. Geçmişte kişisel imaj sadece kıyafet, beden dili ve sosyal etiketten ibaretti. Ancak günümüzde yeni oluşan bütünleşik imaj kavramında bunlara ek olarak doğru ve etkili konuşma, birebir iletişim ve topluluğa hitabetin yanı sıra yönetsel yetkinlikleri de iyi bilmek gerekiyor. Çevremizdekilere vermek istediğimiz mesajları iletebilmek için kullandığımız her tür aracın imajımızın bir parçası olduğunu unutmamak gerekir. Düşünün ki bir yönetici dış görünüşüyle, tavırlarıyla son derece profesyonel bir duruş sergiliyor. Ancak her toplantıya geç geliyor ya da yönetimini doğru yapamıyor. Bu kişinin iyi bir profesyonel imaja sahip olduğunu söyleyemeyiz.”
İMAJINIZ KİŞİLİĞİNİZİ YANSITIR
Öncelikle imaj yönetimindeki amacın kendimizi nasıl gördüğümüz ve diğer insanların bizi nasıl algıladığı arasındaki farkı belirleyerek tarzımızda bazı değişiklikler yaptıktan sonra başkalarının bizimle ilgili düşüncelerini yönetmemiz gerektiğini söyleyen Rana Özşeker şunları söyledi: “Aslında işin bu aşamasında kendimizi tanımamız ve isteklerimizi belirlememiz için kullanabileceğimiz en etkili araç imaj koçluğu işin içine giriyor. Böylece içsel gelişiminizi sürdürürken dışsal değişimimizi de aynı anda bir ahenk içinde hayata geçirebiliriz. İkinci aşama ise bir uzman tarafından güncel imajımız ve kişiler üzerinde bıraktığınız ilk izlenimlerle ilgili bir değerlendirme yapılması. Bu adım sayesinde aradaki farkı ölçme şansı buluruz. Kıyafetler, renkler, beden dili, iş etiketi, sosyal etiket, birebir konuşma, topluluğa hitabet ve yönetsel yetkinlikler de dahil olmak üzere geliştirilmesi gereken konularda uzman kişilerin desteği alınarak bir kişisel gelişim yolculuğuna başlarız. İnsanlar sizi ilk kez gördüğünde bazı yargılara varır. İlk görünüş, ilk konuşma ve davranışların sizi yansıttığı düşünülerek kişisel özellikleriniz hakkında olumsuz değerlendirmeler yapılır. Kısaca imajınız girdiğiniz bir ortamdan ayrıldığınızda insanların aklında olumlu veya olumsuz iz bırakmanızı sağlar. Özelikle günümüzde iş dünyasında başarı, teknik bilgi ve yetenekler kadar imaja da bağlı. Kendimizle ilgili vermek istediğimiz her türlü mesajı imajımız aracılığıyla bazen tek kelime bile söylemeden veririz.”
BAŞARILI BİR İMAJIN OLMAZSA OLMAZLARI
Çevremizdekilerin bizimle ilgili düşüncelerinin bütünselliğe dayandığını vurgulayan Rana Özşeker son olarak şunları söyledi: “Sadece görüntümüz değil davranışlarımız, konuşmalarımız ya da beden dilimizi nasıl kullandığımız verdiğimiz mesajın bir parçası. Bu nedenle öncelik her zaman tutarlı ve çelişkisiz olmaya dayanır. Bu nedenle dış görünümümüzden yönetsel yetkinliklerimize kadar her ayrıntı çok önemli. Bu da ancak kuralların sadece bir çatı olduğunu ve içini herkesin kendi kişiliği çerçevesinde doldurması gerektiği gerçeğini kabul etmekle mümkün. İmaj danışmanı sadece stilinizle ilgili destek vermez ve hizmet yelpazesini daha geniş tutar. Bu bağlamda dikkat edilmesi gereken en önemli ayrıntı danışmanın konuyla ilgili eğitimi. Türkiye’de bu konuda Uluslararası İmaj Danışmanları Derneği ya da İmaj Danışmanları Federasyonu tarafından akredite edilmiş bir eğitim olmadığı için kişinin mutlaka yurtdışında bir eğitim alması gerekiyor. İmaj danışmanlığı almak isteyen kişi bir yönetici ise danışmanın yöneticilik deneyiminin olması, sanatçı ise danışmanın bu sektörü çok iyi tanıması gerekiyor. Çünkü imaj sadece standart dış görünüş değişikliklerinden ibaret değil. Davranış değişikliğine yol açabilecek ve başarıyı yanında getirebilecek bir danışmanlık süreci, eğitim ve deneyim birlikteliğiyle mümkün.”
MODA DANIŞMANLIĞI YENİ BİR KAVRAM
Bir Boyner kuruluşu olan Back-Up çağrı merkezi sistemi içindeki ‘Moda Danışmanlığı’ 225 bin üyeye hizmet veriyor. İş görüşmesinde ne giyeceğinizden indirimlere, sevdiklerinize hediye seçiminden smokin kiralama adreslerine, son trendlerden nasıl şık görülebileceğinize kadar yüzlerce soruyu Back-Up Moda Danışmanı Zehra Elif Taş’a yöneltebilirsiniz. 7 gün 24 saat hizmet veren Elif Taş, size moda hakkında bilmek istediğiniz her şeyi anlatıyor, hatta sizinle alışverişe çıkıp gardırobunuzu bile yeniliyor. Back-Up üyelerine telefon aracılığıyla anında yardımcı olmaya çalıştığını belirten Zehra Elif Taş her perşembe Cem Ceminay Back-Up Morning Show’da moda konusunda bilgi veriyor. Elif Taş telefonda üyelerin sorularını cevaplıyor ve yılın modasıyla ilgili ipuçları veriyor. Ayrıca e-mail üzerinden moda bülteni hazırlıyor ve üyelere gönderiyor. En çok telefon da yılbaşında geliyor. İnsanların giyim konusunda çok hassas olduğunu söyleyen Zehra Elif Taş; “Kıyafet görünüşün ilk sembolü ve karşı tarafın sizi nasıl algılandığının ilk işareti. Bu yüzden de kadın erkek herkes iyi ve şık giyinmek istiyor. Aldığım telefonlardan toplum içersindeki bir davet ya da yemek organizasyonu için “Ne giysem acaba?” sorusuyla fazla karşılaşıyorum. Yine çalışan insanlar haftanın beş günü şık olmak istiyor. Doğru yer ve zamanda iyi giyinmesi belki onun terfi etmesini bile sağlayacak. Dolayısıyla giyimin önemi ve danışmanlara olan ihtiyaç burada ön plana çıkabiliyor” dedi.
İŞ YEMEKLERİNDE GÖZE FAZLA BATMAYIN 
Türkiye’de imaj danışmanlığının çok yeni bir kavram olduğunu söyleyen Zehra Elif Taş önlerinde daha uzun bir yol olduğu kanısında. İmaj danışmanlığının pek kolay bir iş olmadığının altını çizen Zehra Elif Taş şöyle devam etti: “Her şeyden önce karşınızdaki kişiye uygun olan giyim tarzıyla ilgili bilgi veriyorsunuz. Bu nedenle moda danışmanları bu konuda fikir almak isteyenlerle birlikte yol almak zorundayız. Ancak kişiye yardım etmek için ilk önce onun hakkında bilgi almak gerekiyor. Bu noktada bir stil testi çözdürüyoruz. Hangi renk ya da kumaşı sevdiğini, nasıl bir karaktere sahip olduğunu, lüksü rahatlık veya konforu mu seviyor? Bütün detayları öğreniyoruz. Öncelikle kişinin bakış açısını anlamaya çalışıyoruz. Telefondaki danışmanlık hizmetlerinin dışında kişisel olarak da hizmet veriyoruz. Dileyen müşterimizle gidip alışverişe çıkıyor ihtiyacına göre gardırobunu yeniden düzenliyoruz.”Zehra Elif Taş şirket yemeklerinde ne giyileceğine yönelik de çok soruyla karşılaşıyor. Bu nedenle o şirket yemeklerinde farklı giysilerin tercih edilmesinden yana. Zira seçilen renk göze batmamalı, dekoltesi fazla olan bir elbise giyilmemeli. Böyle ortamlarda sivrilmenin doğru olmadığını belirten Zehra Elif Taş dikkat çekmeyen ama detayları önemli olan bir kıyafet giyilmesinden yana. Çünkü kıyafet kişinin karakterini ortaya koyduğu gibi şirket içindeki pozisyonunun da göstergesi olarak tanımlanabilir.
İŞ GÖRÜŞMESİNDE KIRMIZI GİYMEYİN
İş görüşmesine giderken kıyafet seçiminin çok önemli olduğuna dikkat çeken Zehra Elif Taş bu konuda da çok soru yöneltildiğini belirterek şöyle devam etti: “Telefon görüşmelerinde arayanların öncelikle bilgilerini alıyorum. En önemlisi hangi şirket ve pozisyon için iş görüşmesine gittiği. Eğer bir finans şirketine gidiyorsa parayla ilgili bir iş olduğu için güvenilir bir imaj çizmek istiyorsa beyaz, mavi biraz da yeşil rengi tercih etmeli. Beyaz gömlek, lacivert takım, açık mavi gömlek. Alternatif olarak siyah takım, beyaz gömlek, lacivert desenli bir kravat da kullanılabilir. Kreatif bir ajansa iş görüşmesine gidecek birinin takım elbise giymesine gerek yok. Takım elbise resmi işlerin kıyafeti. Ama kreatif ajansta spor ayakkabı, jean giyebilirsiniz. Herkes uyumlu insanla çalışmak ister. Eğer yaratıcılığa dayalı bir iş görüşmesi yapılıyorsa yaratıcılığın rengi moru öneririm. Bunun yanında küçük detaylarla büyük farklar yaratabilirsiniz. Mülakatta kesinlikle kırmızıyı tavsiye etmiyorum. Çok göze batan bir renk olduğu için gözü rahatsız eden renk ve modellerden kaçınılmalı.”
GİYİMDE FİZİK KURALLARI GEÇERLİ
Kişinin imajının ve stilinin yarısının zevk yarısının da bilim olduğu için fizik kurallarıyla giyim stilinizi belirleyebileceğinizi söyleyen Elif Zehra Taş yakanın vücut şekline göre seçmesi gerektiğini söylüyor. Uzun yüz yapınız varsa V yaka kıyafet seçmelisiniz. Eğer oval bir yüzünüz varsa yuvarlak yaka bir giysi giyebilirsiniz. Çiçek desenli elbiseler kişiyi olduğundan daha kilolu gösterebiliyor. Minyon tipiniz varsa küçük desenli elbiseleri tercih edebilirsiniz. Düz ve açık renkleri geniş kısımlarda kullanmamak gerek. Açık renk insanı her zaman daha kilolu koyu renk ise zayıf gösterir.
SONBAHARDA EKOSE KUMAŞLAR GELECEK
Sonbahar-kış sezonunda ekose desenlerin çok moda olacağını söyleyen Zehra Elif Taş sezon trendleri hakkında şu bilgileri verdi: “Ekose desen çok moda olacak. Aslında çok zor bir desen. Çizgilerden oluşan bir desen olduğu için kilolu gösteriyor. O yüzden ekoseyi zayıf olanlar tercih etmeli. Siyah düz renk bir pantolon ve siyah bir kazak üzerine ekose desenli bir ceket giyebilirsiniz. Desenli bir elbise altına siyah bir çorap ve ayakkabıyla siyah bir çanta tercih edilebilir. Deseni bir yerde kullanmak ve gerek onu da iyi seçmek gerekiyor. Ayrıca bele oturan muz pantolonlar var. Basen kısmı pileli ve bol. Ayak bileğine indikçe daralıyor. Sonbaharda altın rengi, siyah çok moda olacak. Asil bir renk olan siyahla her şeyi kombine edebilirsiniz. Siyahın yanında griler de göze çarpıyor. Grinin sıkıcılığını kırmak için tonlarıyla oynanabilir.”
SİYASİLER MODAYI TAKİP EDEMİYOR
Giyim konusunda Türk insanının çok fazla cesur seçimlerde bulunmadığını söyleyen Taş bazı sanatçıların bu konuda önderlik yaptığının altını çiziyor. Elif Zehra Taş Tarkan’ın taktığı ince kravat ve açık renk takım elbisenin dünya modasının bir parçası olduğuna işaret ediyor ve böyle giyinerek gözümüzü o modaya alıştırmasını taktirle karşılıyor. Ancak siyasilerin modayı çok takip ettiklerini söyleyemiyor. Zehra Elif Taş bu yıl tek veya iki düğmeli ceket, ince kravat ve düz renklerin moda olacağını ama siyasilerin üç düğmeli takım, kalın kravat veya bordo gibi sıkıcı renkler giyerek sezon trendlerini takip edemeyeceklerini söylüyor. Yani sıradan, bilindik, güvenilir ve alışılagelmiş alışkanlıklarını devam ettirecekler.